1998 yılında yayınlanmış bir dizinin yan karakteri herhangi bir araştırma yapmadan akıllara direkt geliyorsa eğer kült karakter diye buna derim, bu sayfa Kuşçu karakterinin analiz ve nasıl bir karaktere hayat verdiğinin anlatı sayfası.
Türk televizyonlarının dizi tanımına alışmasına belki de en çok etki eden yapımların başında gelir Deli Yürek dizisi. Dönemin henüz bilinmeyen başrol oyuncusu Kenan İmirzalıoğlu ile kısa süre içerisinde ciddi izleyici kitlesine ulaşmayı başardı ve tam 113 bölümü ekranlarda yüksek reytinglerle yerini aldı.
Dizi öyle sevildi ki “Deli Yürek: Bumerang Cehennemi” adında filmi de sinemalarda yerini aldı.
Dizinin bir çok sevilen karakteri olmasına rağmen (Emin Gürsoy) Kuşçu karakteri hafızalarda yerini korumakta. Derin ve felsefi konuşmalarıyla, olaylara farklı bakış açısıyla ve farklı bakış açısını kendine has anlatma diliyle karakterin sahnesi geldiği anda izleyici tarafından pür dikkat izlenmesine sebep oldu. Kendi halinde, çatıda güvercinleriyle meşgul olan Kuşçu karakteri, (Kenan İmirzalıoğlu) Yusuf Miroğlu’nun akıl hocalığını yapmaktaydı.
Miroğlu ne zaman ikileme düşse, vicdan muhasebesine girse kendini Kuşçu’nun yanında bulur ve kafasındaki sorulara Kuşçu’dan direkt cevap değilde kıssadan hisselerle cevaplar alırdı. Genelde bu sohbetler “Hayrola evlat?” sorusundan sonra gerçekleşirdi.
Silahların ve şiddetin konuştuğu dizi de kelimelerin ve maneviyatın teshirini simgeleyen karakterdir aslında.
“Hangi derdine derman arıyorsun da Kuşçu’nun kapısını çaldın? Söyle bakalım, senin gönül kafesinde hangi kuş çırpınıp durur?” Repliği hala akıllarda. Kalbinizi, göğüs kafesinize sığdırmayan sevda bulsun sizleri.
